<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-1"?>

<!DOCTYPE rss PUBLIC "-//Netscape Communications//DTD RSS 0.91//EN"
 "http://my.netscape.com/publish/formats/rss-0.91.dtd">

<rss version="0.91">

<channel>
<title>Secdegulleri.Net-</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html</link>
<description></description>
<language>en-us</language>

<item>
<title>Şeytanın Hileleri</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=39</link>
<description>&lt;span class=&quot;postbody&quot;&gt;
&lt;img src=&quot;http://www.secdegulleri.net/images/kadromuz/avatar.jpg&quot; border=&quot;0&quot; width=&quot;348&quot; height=&quot;72&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;
&lt;b&gt;&lt;font size=&quot;5&quot; color=&quot;#FF0000&quot;&gt;Şeytanın Hileleri&lt;/font&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İbn-i Abbas (r.a.) Hazretleri´nden naklen , 
Muaz b. Cebel (r.a.) rivayet ediyor :&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Bir gün Resullullah (s.a.v.) ile 
beraberdik. Ensardan birinin evinde toplanmıştık. Tam bir cemaat olmuştuk. 
Sohbete dalmıştık. Bu arada , dışarıdan bir ses geldi :&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Ev sahibi , 
içerdekiler... Eve girmem için bana izin verir misiniz ? Benim sizden bir 
dileğim var.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunun üzerine , herkes Resullullah (s.a.v.) efendimizin 
yüzüne bakmaya başladı. Orda ve her zaman büyük oydu... İzin ondan 
çıkacaktı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Resullullah (s.a.v.) Efendimiz , duruma vakıf oldu ve 
:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Bu seslenen kimdir bilir misiniz ?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Buyurdu... Biz hep birden 
şöyle dedik :&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- En iyi bilen ALLAH ve Resuludur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunun üzerine 
Resullullah (s.a.v.) Efendimiz :</description>
</item>

<item>
<title>Resulullahin (s.a.v) Duasi</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=38</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;font color=&quot;#FF0000&quot;&gt;Resulullahin (s.a.v) Duasi&lt;/font&gt;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Resulullah efendimiz, (s.a.v.) Veda haccinda, &quot;Veda hutbesini&quot; bitirdikten sonra 
Bilal-i Habesi hazretleri, ezan-i serifi okudu. Butun Eshab-i kiram, huzur ve 
husu icinde dinlediler.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Peygamber efendimiz (s.a.v.) , namazi kildirdiktan sonra devesine bindi. Cebel-i 
Rahme'nin dibine varip kayalari onune alip, kibleye donerek vakfeye durdu. 
Herkesin vakfeye durmasini emretti. Daha sonra: &quot;Hayir, ancak ahiret hayirdir.&quot; 
buyurdu.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Mubarek ellerini gogus hizasinda kaldirarak, butun peygamberlerin yaptigi pek 
faziletli olan su duaya basladi. Bizlere, bu sekilde dua etmemiz icin isaret 
buyurmus oldu:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&quot;Allahu tealadan baska ilah yoktur. O birdir. Esi ortagi yoktur. Mulk, O'na 
aittir. Hamd, O'na mahsustur...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ey Allahim! Kabir azabindan, kalbin vesvesesinden, islerin daginikligindan sana 
siginirim!&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ey Allahim! Ruzgarlarin getirdigi afetin serrinden sana siginirim! Ey Allahim, 
gozumde bir nur, kulagimda bir nur, kalbimde bir nur yarat! Ey Allahim, gogsume 
genislik ver, isimi kolaylastir!&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ey Allahim! Kalbe vesvese veren seytandan, islerin karisikligindan, kabir 
fitnesinin serrinden, gecenin getirdigi seylerin serrinden, gunduzun getirdigi 
seylerin serrinden, korkunc ruzgarlarin getirdigi afetlerin serrinden, zamanin 
nobet nobet gelen mihnet ve belalarinin serrinden sana siginirim!&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ey Allahim, sagligin hastaliga cevrilmesinden, birden bire gelip catacak 
azabindan ve butun gazabindan sana siginirim!&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ey Allahim! Beni hidayetine ulastir. Gecmisimi, gelecegimi bagisla! Ey bas 
vurulacaklarin en hayirlisi! Kendisinden istenilenlerin en keremlisi, en cok 
vereni!&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ey Allahim! Sen, sozumu isitiyor, yerimi goruyor, gizli, acik neyim var ise 
biliyorsun. Islerimden hic biri sana gizli degildir. Ben caresizim, yoksulum. 
Senden yardim ve eman diliyorum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Korkuyorum. Kusurlarimi itiraf ediyorum. Bir caresiz, senden nasil isterse, ben 
de oyle istiyorum. Zelil bir gunahkar, sana nasil yalvarirsa, ben de oyle 
yalvariyorum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Yuce huzurunda boynunu bukmus, senin icin gozlerinden yaslar bosanan, senin 
ugrunda butun varligini zelil eden, senin icin burnunu topraklara surten bir 
kulun sana nasil dua ederse, ben de oyle dua ediyorum!&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ey Rabbim! Duami kabul buyurmaktan beni mahrum eyleme. Bana Rauf ve Rahim ol! Ey 
istenilenlerin en hayirlisi ve verenlerin en keremlisi!..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ben, sana her an muhtacim. Senin ise, bana hic ihtiyacin yok. Sen, ancak 
yaratanim olarak beni bagislar, affedersin.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ey duacilarin dualarini kabul eden! Ey umit baglananlarin en ustunu! Islamiyet 
ve Muhammed (aleyhisselam) uzerindeki himayen hurmetine sana yoneliyorum. Benim 
butun suclarimi bagisla! Beni su durdugum yerden butun hacetlerimi yerine 
getirmis, dileklerimi ihsan buyurmus, temennilerimi gerceklestirmis olarak 
dondur!..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Bizler, topluca senin Beyt-i Haram'ina geldik. Su buyuk Mesair'de vakfeye 
durduk. Su mubarek yerlerde hazir bulunduk. Umidimiz, yuce katindaki sevab ve 
mukafata nail olmaktir. Umidimizi bosa cikarma Allahim!&quot;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Resulullah efendimiz, bu duadan sonra vakfe yapti. Aksam uzeri:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&quot;Bugun, dininizi sizin icin ikmal eyledim. Uzerinize olan nimetimi tamamladim ve 
size din olarak Islamiyet'i vermekle razi oldum (Maide suresi: 3) mealindeki 
ayet-i kerime nazil oldu.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Boylece, Islam dini ikmal bulmus oldu. Bildirilmemis, aciklanmamis hicbir emir, 
yasak kalmadi. Kisa bir muddet sonra da bu fani dunyadan ayrildi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Allah O'nun sefaatine nasip etsin bizleri...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Amin!&lt;br&gt;
 &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item>

<item>
<title>BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM DUAM AMİN DERMİSİNİZ</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=37</link>
<description>&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;&lt;b&gt;BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;&lt;b&gt;Ya Rabbi!.. Bize verdiğin bütün nimetlere hamdolsun!
Ya Rabbi!.. Günahlarımızı rahmetinle af ve mağfiret eyle!Ölülerimizi de mağfiret eyle, yaşayanlarımıza hayırlar ihsan et! Son nefesimizde kelime-i tevhid söyleyerek nasip eyle!
Ya Rabbi!.. Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, beladan, tembellikten, acizlikten, zelil olmaktan, zulüm etmekten ve zulüm görmekten, cimrilikten, müsriflikten, azdıran
zenginlikten ve doğru yoldan ayrılmaya sebep olan fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşmanın galebesinden, kötü huydan, bidat işlemekten, dalalete düşmekten, halis olmayan amelden,
her çeşit günahtan, küfre girmekten, ölürken gelecek fitnelerden, kabir azabından, dinimize ve dünyamıza zarar veren işlerden sana sığındık, bunlardan bizleri koru!..
Ya Rabbi!.. Ana babamıza, evlatlarımıza, akraba ve bütün din kardeşlerimize hayırlı ömürler, güzel huy, akl-ı selim, sıhhat, afiyet, hidayet ve istikamet ihsan eyle! Bize sarsılmaz bir iman, güzel
bir ahlak, şükredici bir kalp, sabredici beden, zikredici dil, kaza ve kaderine rıza gösteren hayırlı ömür, dünya ve ahirette güzellik ihsan et! Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ihsan eyle! Bizi
şeytanın, nefsin ve düşmanların şerrinden muhafaza eyle! İlmimizi, ihlasımızı, kabiliyetimizi artır! Yapmaya çalıştığımız ibadetlerimizi kabul eyle!
Ya Rabbi!.. Kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini, Ehl-i Beytin,Eshab-ı Kiramın, bütün evliya ve enbiyanın sevgisini ve sevgisine kavuşturacak amel ve işleri nasip eyle!
Ya Rabbi!.. Bize hakkı hak, batılı batıl olarak göster! Dinine severek hizmet eylemeyi, kul borçlarını ödemeyi ve şehit olarak ölmeyi nasip eyle! Ya Rabbi!.. Bu vatanı bizlere bırakan ecdadımızın ruhunu şad eyle! Memleketimize hizmetleri geçmiş ve Allah için harp etmiş dedelerimize rahmet eyle! Yurdumuzu her çeşit düşmandan koru!
 Sen her şeye kadirsin!
Dualarımızı kabul eyle Ya Rabbi!..(Amin)&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item>

<item>
<title>DUA</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=35</link>
<description>DUA BiR SESLENiŞTiR, DUA BiR SERZENiŞTiT,DUA BiR UMUTTUR, 
DUA BiR KUNUTTUR,DUA BiR DURUŞTUR,DUA BiR SUNUŞTUR, 
DUA YÜCELERE GiDEN BiR YOLDUR,YOLLUKTUR, 
DUA RAHMANIN BEKLEDiGi KULDUR,KULLUKTUR 
DUA DiGERGAM OLMA NiNNiSiDiR, 
DUA HÜZÜNLÜ GÖNÜLLERiN iNiLTiSiDiR 
DUA ÜMiT KAPISININ TINISIDIR,DUA YANAN GÖNÜLLERiN KOKUSUDUR, 
DUA ACIYLA iNLEYEN GÖNÜLLERiN AHIDIR, 
DUA EN SEVGiLiYE YOLCULUGUN BAŞIDIR, 
DUA KALBi KIRIK BAGRI YANIKLARiN AŞIDIR 
DUA GÖK KUBBEDEN BiRAKiLAN BiR HOŞ SEDADiR, 
DUA YARATANLA BAŞ BAŞA ACZi iTiRAF,HASBiHALDiR, 
DUA iLK iNSANDAN,SON iNSANA SEVGiDiR,SELAMDiR, 
DUA LAL OLMUŞ GÖNÜLLERDEN YÜKSELEN SESSiZ KELAMDiR,DUA ZALiMLERE,TUTKULARA,ZiLLETTiR,CEFADIR, 
HULASA DUA MUTLULUK,SAADET,HUZURVE SEFADIR, 
MiRACA YÜKSELEN RUHTAN,ARDA KALANMA SiVA,MA VERADIR................ 
GELiN KARDEŞLiGiMiZi ARTTIRALIM VE BiRLiKTE DUA KARDEŞi OLALIM............ 
''''EY KALPLERi EViRiP ÇEViREN Allah IM KALPLERi DiNiN ÜZERiNE SABiT KIL'''' 


</description>
</item>

<item>
<title>MEVLANA CELALEDDiN (K.S.)'in DiLiNDEN BiR DUA :</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=34</link>
<description>MEVLANA CELALEDDİN (K.S.)'in DİLİNDEN BİR DUA : 

&quot;Yâ Rabbî! Bizim hâlimize bakarak muâmele etme. Kendi ikrâm ve ihsânına göre bize muâmele eyle. 

Yâ Rabbî! Kerem ve lütfunla hidâyet ettiğin kalbi tekrar dalâlete, sapıklığa meylettirme. Belâları bizden sarf eyle, çevir ve değiştir. 

Ey affı çok olan, günahları örten Rabbim! O günahlar dolayısı ile bizden intikam alma. Bize azâb etme. 

Yâ Rabbî! Biz nefis ile şeytana köpek gibi tâbi olduksa da sen, azab arslanını bize saldırtma. 

Ey Hayy, ebedî diri olan Rabbim! Taleb ve duâ üzerine nasıl olur da kerem etmezsin. Sen kerem sâhibisin. 

Ey mahlûkâtın, yaratıkların canlıların ihtiyâcını gideren Rabbim! Sen varken hiç bir kimseyi hatırlamak ve ondan bir şey ummak lâyık değildir. 

Yâ Rabbî! Rûhumda bir ilim katresi var. İlâhî onu hevâ rüzgarıyla ten toprağından muhâfaza eyle. 

Ey ihsânı çok olan Rabbim! Cefâ içinde geçip giden ömre merhamet et. 

Ey affetmeyi seven Rabbim! Bizi affeyle. İsyân derdimize çâre eyle. 

Ey yardım isteyenlerin yardımcısı! Bizi hidâyete çıkar. 

Yâ Rabbî! Duâ ve yakarışlarımızda sana lâyık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatâlarda bulunmuş isek, o kelimeleri sen ıslâh et ve duâmızı kabul buyur. Çünkü sözlerin hâkimi ve sultanı ancak sensin. 

Ey âlemin yaratıcısı! Kasvetli, kararmış, katılaşmış âdetâ taş gibi olmuş olan kalbimizi mum gibi yumuşat, feryâdımızı, âh u vâhımızı, hoş eyle ki rahmetini celbetsin, çeksin. 

Bizi köle gibi kullanan bu serkeş nefisten bizi satın al. O nefis bıçağı kemiğe dayandı (zulmü canımıza yetti). 

Yâ Rabbî! Sana ne arz edeyim. Çünkü sen gizli ve açık her şeyi bilirsin.&quot;

</description>
</item>

<item>
<title>Duamız Duanızdır..</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=33</link>
<description>Duamız duanızdır.inşaALLAH ü teala.,. 

Biz her seferinde SENİ,unutsakta biliyoruz ve hissediyoruz ki SEN hiçbir 
zaman unutmadın! 
Bazen oluyoruz ki geç hatırlıyoruz SENİ... 
Kafamızı duvarlara vurunca,herşey geç kalmaya yakınken... 
yanımızdaki herkesin,hatta kendinin bile kendine yetersiz kaldığı zaman 
sadece 
SENSİZ 
Aslında bana yar olan dediğim zaman 
Allahım AMENTÜ esaslarıyla açıyorum yüreğimi... 
SANA ve RESULÜNE!... 
Beni bana bırakmamanın büyüklüğünü yaşayarak... 
Allahım hani sen diyorsun ya: 
BİR KULUM BANA DUA ETMEZSE,BANA CEFA ETMİŞ OLUR. 
AMA EĞER DUA EDER DE,BEN ONUN DUASINI KABUL ETMEZ İSEM, 
BEN ONA CEFA ETMİŞ OLURUM 
Kİ BEN KULUMA HİÇ CEFA ETMEM!... 
Hep bunun arkasına sığınarak açıyorum ellerimi yüreğimi sana doğru. 
Buradaki merhametin kollarına atarak kendimi seccadeye 
kapanıyorum her seferinde... 
Senin verdiklerini sonuna kadar hakkıyla yaşamak istiyorum!... 
SENİ sevmek nedir?... 
SEN de yok olmak nedir?... 
Öğret ve yaşat... 
Verdiğin musibetlere karşı dik durabilmeyi,acizliğimi yaşayarak nasip et 
Allahım... 
SEN'den başkasını gönlümden al. 
SEN'i incitecek her davranıştan beni uzak tut. 
Bizi KURANA mahkum,KURANI bize HAKİM kıl RABBİM!...

</description>
</item>

<item>
<title>Ey Yüce Allahım</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=32</link>
<description>Ey Yüce Allahım 

Bir aşk ver ki bana hiç yaşanmamış olsun 

Bir aşk ver ki sana durmaksızın koştursun 

Bir aşk ver ki bana samimi muhabbet oluştursun 

Bir aşk ver ki sana aşkla şuurla çoştursun 

Bir aşk ver ki bana hep tevekkül ile andırsın 

Bir aşk ver ki sana gönlüm alev alev yansın 

Bir aşk ver ki bana rızanı tam kazandırsın 

Bir aşk ver ki sana hamdü sena ile yaşatsın 

Bir aşk ver ki bana nur cemalullahına ulaştırsın 

Bir aşk ver ki sana çok ama çok yaklaştırsın 

Amin Amin Amin

</description>
</item>

<item>
<title>Kur'anla Konusan Kadin</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=31</link>
<description>ibret Gozuyle Bakmak Lazim
KUR'ANLA KONUŞAN KADIN

Abdullah ibni mübarek anlatıyor;

   Bir gün hacca gidiyordum,Irak;Suriye topraklarından geçerken
yalnız
bir kadına rastladım.Selam verdim;

Selamımı Söz olarak Rahim bir Rab'den selam sözüdür
onların
duyacağı(Ya-sin:58) ayetiyle aldı

.Buralarda ne yapıyorsun? diye sordum.

Allah kimi yoldan çıkarmışsa,ona yol bulduracak yoktur&quot;(A'raf :186)ayetini okudu...

.Anladım ki ,yolunu kaybetmi.Nereye gittiği soruma ;

Bir gece kulunu Mescid-i Haramdan alıp Mesci-i Aksaya götüren Allah'ı
tesbih ederim(İsra:1) ayetiyle karşılık verdi.
 
Anladım ki,geçtiğimiz hac mevsiminde haccını tamamlamış,kudüse gidiyor.

    Ne zamandan beri böyle yolunu kaybettin? dedim.
Tam üç gece (yani üç gündür)(Meryem:10) dedi.
 
Yiyecek verme teklifinde bulundum.

Sonra orucunuzu gün batıncaya kadar tamamlayın( Bakara:187)ayetini okudu.
iyide Ramazan da değiliz dedim.

Kim Allah için nafile bir hayır yaparsa,Allah her hayrın karşılığını verendir ,her şeyi hakkıyla bilendir(Bakara:158) ayetiyle cevap verdi.

Yolculukta oruç açılabilir&quot;dedim.&quot;Ama orucu tutarsanız,bu hakkınızda daha hayırlıdır(Bakara :184) ayetini okudu.

    Niye benim gibi konuşmadığını sordum.Ağzından tek bir söz bile çıkmasın ki,yanında onu gözleyen ve o sözü
kaydetmeye hazır bir gözcü bulunmamış olsun&quot;(Kaf:18)dedi.
 
&quot;kimlerdensin?diye sordum.Bu konuda kesin bilgin yok(ailemi söylesem de
tanımazsın).Sonra göz de kalp de(görmeden,kesin bilgiye
dayalı olmadan
verdiğin her hükümden) sorumludur.&quot;(İsra:36)ayetiyle cevap verdi.

Hata ettim,hakkını helal et dedim

.Bugün size kınama yok.Allah sizi bağışlasın(Yusuf :92) dedi.

Deveme bindirip kafilesine ulaştırma teklifinde bulundum.

&quot;Hayır adına ne işlerseniz Allah onu bilir(Bakara:215) ayetiyle  mukabele etti.

Devemi yanına getirdim,binecekken.Mümin erkeklere söyle
,bakışlarını
sakınsınlar(Nur:30)ayetini okudu.

Gözlerimi çevirdim;binecekken deve ürküp kaçtı,bu arada elbisesi az  yırtıldı.

Başınıza musibet olarak ne gelirse,bu bizzat işleyip,onu hak etmeniz
sebebiyledir(şura:30)ayetini mırıldandı.

Sabret,deveyi bağlayayım!dedim.Bu hususta Süleyman'ı  anlayışlı ve daha
isabetli davranır kıldık(Enbiya :79)ayetini okuyarak,devemi yönlendirme
konusunda benim daha başarılı olduğumu kasdetti.

Deveye bindi ve Bunu bize baş eğdiren Allah'ı tesbih  ederim;yoksa bunu biz başaramazdık.Ve sonunda şüphesiz Rabbimize döneceğiz!&quot;(Zuhruf:13-14)ayetlerini okudu

.&quot;Haydi!&quot; diye deveyi hızlandırdım.

&quot;Yürüyüşünde (ve davranışlarında)vakur ol ve sesini  yükseltme.seslerin en çirkini eşeğin sesidir!&quot;(Lokman :19) mukabelesinde bulundu.

Yürürken şiir okumaya başladım.Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun!&quot;(Müzzemmil:20) dedi.

şiir okumak haram değil ki !dedim.

Bu hususu ancak idrak ve basiret sahipleri düşünür anlar! (Bakara :269) cevabını verdi.

    Bir süre gittik;sonra evli olup olmadığını sordum.

&quot;Ey iman edenler!Cevabı verildiğinde sizi üzecek meselelerden sormayın!&quot;(Maide :101)ayetini okudu.

Derken kafilesine ulaştık ve &quot;kafile içerisinde kimsen var mı? dedim

Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür!(Kehf:46) dedi.

Anladım ki ,evladı var.İsimlerini sordum.Allah
İbrahim'i dost edindi;Allah
Musa ile konuştu;Ey Yahya ,Kitaba kuvvetle tutun!(Nisa
:125,164;Meryem:12) Ayetlerini okudu.

.Ey İbrahim,ey Musa ,ey İsa! diye kafileye seslendim.Nur yüzlü üç genç Buyur!&quot; diye çıkageldi.

Onlara para verip,Bununla içinizden birini şehre yollayın!Yemeklerin helal ve temiz olanına baksın ve size bir yiyecek getirsin.Dikkatli davransın!(Kehf:19) dedi.

Yiyecek gelince bana Geçmiş günlerinizde yaptıklarınızın karşılığında şimdi afiyetle yiyip için!&quot;(Hakka:24)dedi.

   Çocuklara,Annenizin bu durumunu bana söylemezseniz bu yemekten yemem!&quot;dedim.Annemiz&quot;dediler.Ağzından Cenab-ı
Allahın gazabını çekecek
yanlış bir söz çıkar korkusuyla 40 yıldır böyle sadece Kuranla konuşur.

   İbn Mübarek,bu hadiseyi Kuran'da her şeyin bulunduğuna delil olarak anlatırdı.
DUA MÜMİNE SİLAH,DUA RUHA GIDA,DUA İNSANA HUZUR,DUA YERE ĞÖGE NUR,DUA KALBE FERAH,DUA BEDENE ŞİFADIR
</description>
</item>

<item>
<title>Artan Pilav</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=30</link>
<description>artan pilav

Yahya baba , II. Bâyezîd Hân zamanında , Edirne Bâyezid Külliyesi'nin aşçılarından biridir.. Arkadaşları hoşaf, kebap sebze, bakliyat pişirir. Ama onun ihtisası pilavdır. Mübârek işe giriştimi, ibadet ettiğini sanırsınız. Pirinçleri salavat getire getire ayıklar, yağını tekbirlerle eritir. Tuzunu Besmele ile , suyunu Fatihalarla salar. Zaman zaman gözünü yumar, enbiyayı, evliyayı aracı yapar, Allah'tan bereket arzular. Onun pilavı herkese yeter, hatta artar. Ancak o tek pirinç tanesine bile kıyamaz; artanı Tuna nehrine atar. Balıklar onun geleceği saati bilir, köprü başında toplanırlar. Kilerci, bakar pilav artıyor; pirinci aşçıya az vermeye başlar. Ama Yahya Baba bir kere bile &quot;Bu prinç yetermi?&quot; demez. Kilerci şaşkındır. Her gün pirinç miktarını biraz daha kısar ama pilav azalmaz, aksine çoğalır. Yine herkes doyar, Tuna'nın balıkları bile nasibini alırlar. Kilerci, bunu izah edecek tek kelime bilir: &quot;Bu bir keramet!&quot; Çok dener ve emin olunca Pâdişaha çıkar. &quot;Bu Yahya Baba boş değil sultanım der, halbuki biz ona amele muamelesi yapıyoruz.&quot; Bâyeziîd-i Velî gönül ehlidir ve aşçı ile tanışmak ister. Kilerci ile bir plan yaparlar. O gün Yahya Baba'ya çok az, hatta gülünç denilecek kadar az pirinç verilir. O her zamanki gibi okur, âlemlerin Rabbi'nden Halil İbrahim bereketi diler. Pilavı çok lezzetli olur, üstelik kazanlara sığmaz. Yahya Baba artanları yine yüklenir, Tuna'nın yolunu tutar. Tam kepçeyi daldırıp balıklara atarken Padişah ortaya çıkar. &quot;Ne oluyor bre der. Yoksa devlet malını israfmı edersin?&quot; Yahya Baba tutulur kalır. Ancak balıklar kafalarını sudan çıkarıp; &quot;Ayıp olmuyormu sultanım derler. Koca devletin artığını bize çok mu görüyorsun?&quot; Yahya Baba öylesine mahçup olur ki, anlatılamaz. Utancından secdeye kapanır, Allah'a sığınır. Bâyezîd-i Velî onun kalkmasını bekler, ama geçmiş ola.... Mübarek çoktan rûhunu teslim edip kavuşmuştur rahmet-i Rahmana
 DUA MÜMİNE SİLAH,DUA RUHA GIDA,DUA İNSANA HUZUR,DUA YERE ĞÖGE NUR,DUA KALBE FERAH,DUA BEDENE ŞİFADIR </description>
</item>

<item>
<title>RAMAZAN VE ORUÇ HAKKINDA</title>
<link>http://www.secdegulleri.net/html/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=29</link>
<description>&lt;p&gt;RAMAZAN VE ORUÇ HAKKINDA&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Bakara, 183 - &amp;quot;Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin 
üzerinize de oruç farz kılındı. Ola ki sakınıp korunursunuz &amp;quot;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Bakara, 184 - &amp;quot;Sayılı günlerdir. Sizden kim o günlerde hasta veya yolcu olur da 
oruç tutmazsa, başka günlerde kaza eder. Oruç tutmaya takati yetmeyenlere ise, 
her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermek gerekir. Kim kendi 
isteğiyle fazladan hayır yaparsa, bu, kendisi için daha hayırlıdır. Eğer 
bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.&amp;quot;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Bakara, 185 - &amp;quot;O sayılı günler, Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu 
gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'an, bu ayda 
indirildi. Sizden kim o aya erişirse, onu oruçla geçirsin. Kim hasta veya 
yolculukta olur da oruç tutamazsa, başka günlerde kaza eder. ALLAH size kolaylık 
diler, size zorluk dilemez. Ki böylece sayıyı tamamlayasınız, sizi doğru yola 
ilettiği için ALLAH'ı yüceltesiniz ve şükredesiniz.&amp;quot;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Bakara, 186 - &amp;quot;Eğer kullarım Beni senden sorarlarsa, şüphesiz ki Ben, çok 
yakınım. Bana dua ettiğinde, dua edenin duasını kabul ederim. O halde Benim 
emrime uysunlar ve Bana iman etsinler ki doğru yola gidebilsinler.&amp;quot;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Bakara, 187- &amp;quot;Oruç tuttuğunuz günlerin gecelerinde hanımlarınıza yaklaşmanız 
size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir. Siz de onların elbisesisiniz ALLAH 
sizin nefislerinize zulmettiğinizi bildi. Bunun üzerine tevbenizi kabul edip 
sizi bağışladı. Şimdi artık onlara yaklaşın. ALLAH'ın size farz kıldığını talep 
edin. Fecirde beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yeyin, için. 
Sonra orucunuzu geceye kadar devam ettirin. Mescidlerde itikâfta iken de 
hanımlarınıza yaklaşmayın. Bunlar, ALLAH'ın koyduğu sınırlardır. Bunlara 
yaklaşmayın. ALLAH insanlara ayetlerini işte böyle açıklar ki, O'ndan 
korksunlar.&amp;quot;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
3082 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor : &amp;quot;Resulullah (aleyhissalâtu 
vesselâm) buyurdular ki : &amp;quot;Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk'ın 
bu husustaki sünneti şudur : ) Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu 
yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri (bir hadis-i kudside) şöyle 
buyurmuştur: &amp;quot;Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu 
(dilediğim gibi) mükâfaatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini 
terketti.&amp;quot;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&amp;quot;Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de 
Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), 
Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.''&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
3083 - Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur: &amp;quot;Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç 
tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine 
yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa &amp;quot;ben oruçluyum!'' desin (ve ona 
bulaşmasın).''&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Buhari, Savm 2, 9, Libas 78 ; Müslim, Sıyâm 164 (1151) ; Muvatta, Sıyâm 58, (1, 
310) ; Ebu Dâvud, Savm 25 (2363); Tirmizi, Savm 55, (764); Nesâi, Sıyâm 41, (2, 
160-161); İbnu Mâce, Sıyam 1, (1638), Edeb 58, (3823).&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
3084 - Yine Ebu Hüreyıe (radıyallahu anh) anlatıyor : &amp;quot;Resulullah (aleyhissalâtu 
vesselâm) buyurdular ki: &amp;quot;Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah 
onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.''&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Tirmizi, Cihâd 3, (1624).&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ramazan Orucu Hakkında Genel&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruç , ikinci fecirden güneşin batışına kadar insanın kendisini ALLAH'ın bir 
emri olduğundan ötürü ve sonuçta ALLAH'ın rızasını kazanma amacıyla, yemek içmek 
ve cinsel ilişkiden alıkoyması demektir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruç kelimesinin anlamı ( Arapçası &amp;quot;siyam&amp;quot; ve &amp;quot; sav&amp;quot; dır. ) nefsi tutmak ve 
engelemektir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Ramazan orucu , Hz. Muhammed'in (s.a.v) Medine'ye hicretinden bir buçuk sene 
sonra , Şaban ayının onuncu günü farz kılınmıştır.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Orucun farz oluşu Kur'an , ( Oruç size farz kılındı... ( Bakara , 183 ) Hz. 
Muhammed'in sünneti , İslam alimleri ve ümmetin fikir ile ( icma ) kesindir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Oruca Niyet&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruca kalben ( bilinç olarak ) niyet etmek yeterlidir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruç için sahura kalkılmış olması da otomatik olarak bir niyettir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Niyetin dil ile de yapılması sünnettir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Niyetin vakti , güneşin batışından kaba kuşluğa (öğle namazına yarım saat kala 
) kadardır. Bundan sonra niyetlendirilemez.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Ramazan orucu için bir önceki günün iftarından itibaren niyet edilebilir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Ramazan'da her günün orucu için ayrıca niyet edilmesi gerekir. Örneğin , 
Ramazan ayının başında &amp;quot; Niyet ettim bütün Ramazan'ı oruçlu geçirmeye &amp;quot; tarzında 
bir niyet geçerli değildir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruçlu bir kişi orucunu bozmaya niyet etse ve fakat bu niyetini 
gerçekleştiremese , sadece bozma niyetiyle orucu bozulmuş olmaz. Yiyip içmesi 
şarttır.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Ramazan gününün sabah saatlerinde bayılan bir kişi öğle namazı vaktinden önce 
kendisine gelip, oruca niyet ederse bu niyet geçerlidir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Orucun geçerli olabilmesi için niyetin çok net ve kesin bir biçimde &amp;quot; ALLAH 
rızası &amp;quot; olması gereklidir. Rejim , sağlıklı olmak , zayıflamak gibi 
düşüncelerde tutulan orucun İslami olarak bir geçerliliği ve değeri yoktur.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Bir kişi , Ramazan ayında ve Ramazan olduğu bildiği halde kararsız kalsa ve 
oruca da yiyip içmeye de niyet etmemiş bulunsa , tercih edilen görüşe göre , bu 
kişi bu kişi oruçlu sayılmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Bir kişi , geceden oruç için niyet etmiş ve sonra da fecrin doğuşundan önce bu 
niyetinden vazgeçmiş olsa , oruçlu sayılmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Orucun Vakti&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Orucun vakti , ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar devam eden 
süredir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Fecrin doğuşunda şüpheye düşen kişi yiyip içmeyi bırakmalıdır. Fakat yiyip 
içerse orucu yine de geçerlidir. Daha sonra fecrin doğduğunu kesin olarak 
bilirse o orucu kaza etmesi gerekir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Güneşin batışını kesin olarak bilmeyen kişi iftar edemez. Şüphe ile hareket 
ederek iftarını açarsa o orucu kaza etmesi gerekir. Güneşin batışından önce 
orucunu açtığı kesin olarak anlaşılırsa ayrıca kefaret de ( 60 gün aralıksız ) 
gerekir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Oruç Kimlere Farzdır?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Müslüman ve buluğ çağına girmiş olan herkes.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Sağlığı yerinde olanlar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Yolculuk halinde ( 90 km ve daha uzun mesafeler ) bulunmayanlar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Hayız ve nifas halinde bulunmayan hanımlar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Orucu Bozan Şeyler&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Yiyip - İçmek orucu bozar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Cinsel ilişki orucu bozar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Çiğnenmemiş ve tatlı bir sakızı çiğnemek orucu bozar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Unutma sonucu yiyip - içmekte olan bir kişiye, oruçlu olduğu hatırlatılmasına 
rağmen , o, aldırmayarak yiyip - içmeye devam ederse orucu bozulur.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Hata ve dikkatsizlik sonucu yiyip - içmek orucu bozar. Abdest alırken , dikkat 
etmeyip , boğazından su kaçırmak gibi. Dikkatsizlik sonucu kar - yağmur tanesi 
yutmak gibi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Bir ağız içi kanaması sonucu ortaya çıkmış olan kan , yutulduğu takdirde 
tükrüğe eşit ya da daha fazla miktarda ise orucu bozar. Çektirilen diş için de 
aynı şey geçerlidir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Ağızdan içeri giren gözyaşı ve ter bir - iki damladan fazla ve sakınılabilecek 
miktarda ise orucu bozar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Ağza alınan renkli bir şeyden ( iplik gibi ) ötürü tükrüğün rengi değişmiş ise 
bu tükrük yutulduğu takdirde oruç bozulur.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Susam ya da buğday tanesi gibi bir gıda maddesi çok küçük olmasına rağmen 
orucu bozar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Mideden gelen isteğe bağlı kusuntu en az ağız dolusu veya daha fazla ise , 
yutulduğu takdirde oruç bozulur.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Burna ve kulağa ilaç damlatmak orucu bozar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Kendiliğinden gelen bir kusuntu ağız dolusu olup da isteyerek geri çevrilmiş 
ise bu , orucu bozar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Oruca Zarar Vermeyenler&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruçlu bir kişinin su ile ıslatılmış bir misvakı kullanılmasında herhangi bir 
sakınca yoktur.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruçlunun Ramazan'da serinlemek ve ferahlamak amacıyla ve su yutmamaya özen 
göstermek şartıyla banyo yapmasında bir sakınca yoktur.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruçlunun gül,misk v.b.güzel kokulu bir şeyi koklamasında herhangi bir sakınca 
yoktur.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Ağzı çalkaladıktan ve tükürdükten sonra ağzın içinde kalan yaşlık oruca zarar 
vermez.Bunun tükürükle beraber yutulmasında bir sakınca yoktur.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Ağız içi kanama sonucu ortaya çıkan ve tükürükten az olan kan orucu bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Gözyaşı ya da ter bir iki damla gibi az miktarda yutulmuşsa orucu bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Havada dağılan bir duman,toz-toprak,öğütülen veya tokmakla dövülen bir şeyden 
kalkan toz orucu bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Dişlerin arasında kalan yemek kırıntıları orucu bozmaz. Burada ölçü, bir nohut 
tanesi büyüklüğüdür.(Böyle bir kırıntı,ağızdan çıkarıldıktan sonra tekrar 
yutulursa orucu bozar.)&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Mideden gelen kusuntu tekrar yutulmuş ise ağız dolusu olmadığı takdirde orucu 
bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Kaza eseri kulağa kaçan su orucu bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Normal bir deri dokusundan, doğal yollarla içeriye sızan sıvılar orucu 
bozmaz.( su,krem,güneş yağı v.b )&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Göze damlatılan sıvı ve ilaçlar orucu bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Derideki bir yaraya konan ilaç, içeriye sızsa da orucu bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Hastalık yada benzer bir nedenle ve elde olmaksızın gerçekleşen kusma (ne 
miktarda olursa olsun)oruca bir zarar vermez.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Enjeksiyon (iğne) yaptırmak orucu bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruçlu bir kişiye, dışarıdan kan verilmesi onun orucunu bozmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Orucun Sünnetleri&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Sahur yemeği yemek sünnettir. Bu yemeği gecenin sonuna kadar geçiktirmek de 
sünnettir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Orucu akşam ezanı okunur okunmaz açmak sünnettir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* İftar sırasında aşağıdaki duanın yapılması sünnettir. &amp;quot; ALLAH'ım! Senin rızan 
için oruç tuttum. Sana inandım. Sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım. Ey 
bağışlaması bol olan Rabbim! Beni , ana - babamı ve müminleri hesap gününde 
bağışla! &amp;quot;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Orucu hurma ile o yoksa su ile açmak sünnettir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruç sırasında faydasız veya günah oluşturacak her türlü sözden sakınmak 
sünnettir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
* Oruca kalp ( bilinç ) niyetinin yanı sıra dil ile de niyet etmek sünnettir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Kaynaklar&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
KÜTÜB-İ SİTTE&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ramazan Rehberi Said ALPSOY&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
selamünaleyküm,&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ramazan-ı Şerif ayımızın hepimiz için hayırlara vesile olması, günahlarımızdan 
arınmamıza ve bundan sonra ki hayatımız için güzel ameller yapan kullardan 
olabilmek duası ile.&lt;/p&gt;</description>
</item>

</channel>
</rss>